7°C
istanbul HAVA DURUMU7°C Karla Karışık Yağmur
BİZE ULAŞIN trabzonunider@gmail.com

Yazılar

Tüsed – Trabzonlu Üniversiteliler Derneği

Tarih 1461

- +

29 Mayıs 1453 de İstanbul’un fethinden sonra Mehmed Han, Trabzon Rum Devletinin -1.Bayezid döneminden beri- vermekte olduğu vergiyi 2000 duka altına çıkarmıştı.İstanbul’un fethi ile birlikte tarihin en eski devletlerinden birisi yıkılmıştı .Bizans’ı yıkan Mehmed Han aynı zaman da kendisine karşı diğer devletleri kışkırtan en büyük çıbanı da patlatmış oldu.Lakin Rumların Bizans İmparatorluğunu diriltme planları son bulmuş değildi. Çünkü hem Mora  ve çevresinde ki Rum Devleti hem de Trabzon da ki Rum Devleti –Bizans ile akrabalıklarından dolayı- kendilerini Bizans’ın varisi sayıyorlardı. Mehmed Han ilk olarak daha öncede sefere çıktığı Mora’da ki rum hakimiyetine son verdi. Bu sırada  Erdebilli Safeviye tarikatı şeyhlerinden Şeyh Cüneyd-Safevi devletini kuran Şah İsmail’in dedesi-1456 yılında ordusuyla Trabzon üzerine sefere çıktı. İmparatorluk ordusunu yenerek şehri kuşattı. Bunun üzerine Mehmed Han, Trabzon’un Şeyh Cüneyd’in eline düşmemesi için Amasya Valisi Hızır Beyi Trabzon üzerine gönderdi. Durumu öğrenen Şeyh Cüneyd kuşatmayı kaldırarak çekildi. Hızır Bey Trabzon’u kuşatarak Meydan-ı Şarkîde-Şimdiki Belediye Meydanı- karargâhını kurdu. Fakat Trabzon’u savunmaktan korkan imparator vergi vermeyi kabul etti.

Sultan Mehmed Han’ı Trabzon üzerine yönelten birtakım siyasi, idari, ekonomik ve tarihi sebepler vardır. Bunların içinde en önemlisi, Bizans’ın bir nevi kalıntısı durumundaki Trabzon Rum Devletinin fethi gerçekleşmedikçe, İstanbul’un fethinin yarım görülmesiydi. Bu arada Trabzon Devletinin Osmanlı Devleti aleyhinde Venedik Cumhuriyeti, İran, Gürcistan Devletleri, İsfendiyar Oğulları ve Karaman Oğulları ile ittifaklar kurması, hısımlıkları bahane ederek Akkoyunlular’ın Anadolu’ya göz dikmeleri ve Osmanlı topraklarına saldırmaları karşısında Mehmed Han, Trabzon’un fethine kesin olarak karar verdi. 1460da Uzun Hasan, Fatihin huzuruna elçiler göndererek hısımlık kurduğu Trabzon Rum Devletinden daha önceden alınan vergilerin tamamını geri istedi. Bunun üzerine de Sultan Mehmed Han elçilere,”Haydi siz gidin, gelecek sene ben kendim gelir mahallinde vergimi öderim.” diyerek tasavvurunu açıkça ortaya koydu.

23 Mart 1461’de sefer için Osmanlı kara ordusu Edirne’den hareket etti. Mahmut Paşa komutasında 150 parçadan oluşan donanma da Karadeniz’e açıldı. Sultan Mehmed Han komutasında Üsküdar’dan Anadolu’ya geçen ordunun nereye gittiğini kimse bilmiyordu. Bu ilerleyiş sırasında Amasra, İsfendiyaroğulları Beyliği, Kastamonu ve Sinop fethedilerek Sivas üzerinden Erzincan ovasına inildi ve Yassıçemen’de karargâh kuruldu. Bu arada seferin İran üzerine olduğu düşüncesiyle korku ve telaşa kapılan Uzun Hasan adına harekete geçen Çemişkezek Beyi Hasan’ın başkanlığında bir elçi heyeti Sultan Mehmed Han’ın çadırında kabul edildi. Heyet içinde Uzun Hasan’ın annesi Sâra Hatunda vardı. Karşılıklı görüşmelerden sonra, heyete seferin İran üzerine olmadığına teminat verilip elçilik heyetinin bir kısmı ve Sâra Hatun alıkonularak, Osmanlı ordusu yönünü Trabzon üzerine çevirdi. Osmanlı ordusu çok zor şartlar altında Erzincan ile Trabzon arasını 25-30, bazı kaynaklara göre 40 günde aşabilmiştir. Çekilen zorluklar karşısında Mehmed Han’ı bu seferden alıkoyabilmek için Sâra Hatunun : 
-Hey oğul Trabzon’a bunca zahmet nedendir? Trabzon nedir ki, ondan ötürü şehsuvarı Saltanat piyade olup pürdap ola? Dediğinde, Padişah hışımla: 
-Hey ana bu zahmet din yolundadır. Kim ahirette Allah hazretlerine varıcak inayet ola derim. Zira bizim elimizde İslam kılıcı vardır. Eğer bu zahmeti ihtiyar etmesek bize Gazi demek yalan olur. Sözü tarihe düşmüştür.

Trabzon kuşatması 40 gün sürdü. En şiddetli savaşlar Zağnos köprüsü civarında oldu. Mahmut Paşa yanında bulunan rum katibi İmparator David’e göndererek kayıtsız ve şartsız teslim olmasını yoksa cenk yasasının uygulanacağını söyledi. David, hiçbir ümidin kalmadığını görünce Mahmut Paşayla anlaşarak şehri ve kaleyi teslim etti. Bir yandan görüşmeler yapılırken bir yandan da çetin vuruşmalar sürüp gidiyordu. Türk Bayrağının Zağnos burcuna dikildiği anda, Trabzon Devletinin teslim haberi de Sultan Mehmed Han’a ulaşmıştı. Trabzon’un fethi tarih bakımından büyük önem taşımaktadır. Bu fetihle Bizans’ın son kalıntısı da Anadolu’dan temizlenmiş ve bu coğrafyada tek otorite altında toplanma gerçekleşmiştir. Ayrıca, Trabzon’un fethi ile Karadeniz’in bir Türk gölü haline gelmesi projesi için en önemli adım atılmıştır. Hepsinden önemlisi 26 Ekim 1461 günü Trabzon Devleti tarihe karışırken, Bizans’ı diriltme hülyası temelinden yok edilmiştir. 

Sultan Mehmed Han ilk iş olarak fetih geleneğine uyup Ortahisarda Meryemana Altınbaş Kilisesini Ortahisar Camii adı ile Müslümanların ibadetine tahsis etmiştir. Daha sonra Sen Ojen Kilisesi de camiye çevrilerek ilk Cuma namazı burada kılınmış ve adına da Yenicuma camii denilmiştir. Bu camilerin her ikisi de halen ibadete açıktır. Trabzon’un idaresi Gelibolu valisi Kazım beye verilip bir kısım asker, silah ve mühimmat bırakıldıktan sonra ordu sahil yolunu takip ederek geri döndü. 

Fetihten sonra Trabzon’un yerli ahalisinin ileri gelenleri imparator David ile İstanbul’a geri götürülmüş, bir kısmı da kendiliğinden ayrılmıştır. Bu yüzden şehirde pek az nüfus kalmıştır. Kalan nüfus ile Eksotha (Hızırbey), Boztepe, Aşağı Yenicuma, Tuzluçeşme, Çömlekçi semtleri de iskan ettirilerek, kale içindi Hıristiyan bırakılmamıştır. Boşalan evler sipahi takımına yeniçerililere, maiyet ağalarına ve mülhakattan gelen Türklere tahsis edilmiştir. Bu arada fethedilen diğer şehirlerde olduğu gibi Trabzon’da da Cizye-i Şerriye ve Rusumi örfiye vergisi konmuştur. Trabzon ve civarındaki toprakların tahribi ve tımarlara bölünerek sipahilere verilmesi gibi konularda Sancak Beyi Kazım Bey aldığı emri yerine getirerek Trabzon topraklarını Osmanlı idaresi altında yeniden organize etmiştir. 

Yaşamı boyunca 17 ülke fethederek kendisine verilen Fatih ünvanını layıkıyla hak eden Sultan Mehmed Han Trabzon’u da topraklarına katarak Karadeniz’in zümrüt kentinin Türkleşmesini hızlandırmıştır. İşte biz bugün göğsümüzü gere gere Trabzonluyum diyorsak bunu ulu Ecdadımız Fatih Sultan Mehmed Han’a borçluyuz. Bunu unutmamalı ve vefa borcumuzu en azından tarihimize sahip çıkarak ödemeliyiz. Hep merak etmişimdir, Trabzon’un fetih yılı olan 1461 ile plaka kodu olan 61’in denk düşmesi sizce bir tesadüf mü yoksa takdir-i ilahi mi?

YORUM GÖNDERYorumlarınızı göndermek için alt kısımdaki formu kullanabilirsiniz.